Detail

Title: Sus Barbatus! (Sus Barbatus! Üçlemesi #1) ISBN: 9786051922638
· Paperback 568 pages
Genre: Fiction, Asian Literature, Turkish Literature, Historical, Historical Fiction, Cultural, Turkish

Sus Barbatus! (Sus Barbatus! Üçlemesi #1)

Published November 2018 by Hep Kitap, Paperback 568 pages

1979 kışı. Ülkenin kuzeydoğusu kara teslim olmuştur. Ç. ilçesinin bir köyünde yaşayan Kenan ile hamile karısı Zeynep için yaşam çok zordur. Neredeyse yiyecek lokma bile bulamayan genç çift, her şeye rağmen direnmekte, birbirlerine duydukları sevgi sayesinde bütün güçlükleri aşacaklarına inanmaktadırlar. Bir avcı kahvesindeki sohbete kulak misafiri olan Kenan büyük bir domuz avlarsa, yabancılara hizmet veren otellere, restoranlara domuzu satıp çok para kazanacağına ikna olmuştur. Korkunç hava koşullarına aldırmadan ormana gider ve çok iri bir domuz vurur. “Sus Barbatus” türü bir domuzdur bu. Ancak o kar kıyamette domuzu köye götürmesi imkânsızdır. Kenan’ı donmaktan kurtaran, ormandaki sığınaklarda saklanan solcu gençler olur.

Bu arada köyün solcu gençlerinden Faruk, jandarmayla girdiği çatışmada ağır yaralı olarak yakalanır. Jandarma komutanı onu konuşturabilmek için ilçeye, tedavi olabileceği bir sağlık ocağına göndermeye karar verir. Ancak bir atın çektiği kızakla yapılacak olan bu yolculuk çok risklidir.

Faruk Duman dondurucu kışı, domuzuyla, kurduyla, kartalıyla acımasız doğayı ve yaşam döngüsünü masalsı bir dille anlatıyor.

User Reviews

Hakan

Rating: really liked it
faruk duman edebiyatımızda doğanın en iyi anlatıcılarından biri, sus barbatus ise onun yazdıkları içinde, şimdilik diyelim, en iyisi. başta hacmiyle bir tedirginlik yaratsa da, güzel her kitap gibi okudukça keşke daha uzun olsa hissini veriyor. bu hissin kaynağının “keyif” olmadığını söylemek gerekiyor daha önce faruk duman okumamış olanlar için. tam tersine bu his romanın dünyasında, hikayenin içinde daha fazla, daha çok kalma-olma isteği. bu dünya zor, inanmak istemeyeceğimiz kadar zor, yaşaması da ölmesi de zor ve belki bize çok uzak gelen bir dünya olsa da. (bazen küçücük bir umut bulmak için, umut yoksa ya da bulamazsak, büyük bir yenilginin içinde kaybolmanın-yok olmanın hazzı için okuruz.)

faruk duman daha önce doğanın gücünü, şiddetini, merhameti ve merhametsizliğini yazdı. doğanın renklerini gösterdi, seslerini dinletti okurlarına. hayvanları, pars mesela kendini hatırlatıyor şimdi, başka bir bakışla-hayvanların bakışıyla anlatmayı denedi. insanı doğanın içine hem doğanın parçası hem karşıtı olarak yerleştirdi, oradan, o ilişkiden bir dil kurdu, bir yoğunluk oluşturdu… bunların hepsi önceki öykü ve romanlarında var ama sus barbatus’taki kadar geniş bir çerçevede ve bir arada değiller hiç. sus barbatus haliyle tüm yazdıklarının bütünlüklü hali gibi, çok yönlü ve çok sesli. faruk duman okurları bu romanı sever, hiç okumayanlar içinse zor biraz, ağır.

ben artık beş yıldız vermek istiyorum faruk duman romanına, büyük roman-dünyası büyük roman sever olarak köpekler için gece müziği’nden ve pars’tan kestiklerimle mutlulukla beş yıldızı tamamlıyorum. bunun ne önemi var derseniz, hiç. (edebiyatımız için iyimser olmak isteyip isteyip olamamaktan yoruldum.)


Pinar Celebi

Rating: really liked it
Bu yıl bana en güzel dokunan, en çok keyif veren, "iyi ki edebiyat var" dedirten ve herkese ısrarla tavsiye edeceğim bir metin. Çeşit çeşit hayvanından insanına öyle farklı ve doğal perspektifler var ki içinde okudukça hayran oldum Faruk Duman'ın cümlelerine, hayran oldukça okudum. Bitmesin diye türlü bahane ürettim. İkinci ve üçüncü kitabı okuyacağım ilerleyen zamanlarda ama şu an o ilk kitaptan aldığım keyif bozulmasın, o kitabın sonlarında açık kalan ağzım kapanmasın diye başka bir metne elim varmıyor.


Sine

Rating: really liked it
şükürler olsun.

okumaya başladığımda kitabın dilinin otantikliğini fark edip müthiş heyecanlanmış ve kitabı üç aşağı beş yukarı bir haftada bitireceğimi düşünmüştüm. tam bir ay sonra bitti. tabi daha önce de söylediğim gibi, bu yavaşlığımın kitapla ilgisi yok. kitap hayli iyi. adeta postmodern yaşar kemal. hatta, hem yaşar kemal'e benzeyen, hem de kendine has bir tarzı olan ve yaşayan bir yazarımız var diye de heyecanlandım, ne yalan söyleyeyim.

hem karakter inşası çok iyi, hem de hafif hayali hali mest etti okurken. gerçekten çok iyi ya. uzun süre unutamam gibime geliyor.

ha bir de, bu kadar iyi kış tasviri okuduğumu hatırlamıyorum. bu sene okuyup müthiş gıcık olduğum kar'ı hatırladım, bu kitap ona tur bindirir. hıh.


Gorkem

Rating: really liked it
Sus Barbatus’u çevremde okuyan herkes bu kitabın bir kış masalı anlattığını söyleyince abartılıyor mu acaba demiştim. Gerçekten de öyle. Faruk Duman Sus Barbatus ile 1979’lardan 1980 darbesine kadar olan politik bir arka plan aracılığıyla müthiş bir kış masalı anlatıyor.

Kitabın başından sonuna kadar çizilen her karakter, betimlemek için kullanılan her sözcük, Faruk Duman'ın sadece müthiş bir hikaye anlatıcısı olduğunu ispat etmiyor; aynı zamanda Türkçe anlatım olanaklarını inanılmaz şekilde kullanabildiğini göstererek kendisine hayran bırakan bir okuma sunuyor.

Tek kelimeyle mükemmel bir kitaptı.


Banu Yıldıran Genç

Rating: really liked it
uzun zamandır okuduğum en iyi yerli roman. olayıyla, duygusuyla, anlatımıyla, türkçenin olanaklarını araştıran farklı cümleleriyle...
yazın okumama rağmen üşümem geçmedi öyle bir doğa tasviri, soğuk duygusu. hele doğayla iç içe yaşayan insanların bilgeliği, bilgileri öyle güzel aktarılmış ki. domuzu vursa da kızamadığımız saftirik kenan’ıyla, sistemde sıkışmış duygusal komutan bekir’iyle her karakteri yaşatan, sonuna dek hissettiren bir usta anlatıcı faruk duman.
nerede durduğunu hiç kör gözüm parmağına yapmadan bize sezdiren, doğayı en iyi anlatanlardan biri. var olsun.
işkencecisi, devrimcisi, gerillası, köylüsü, ağasıyla müthiş bir 1979 kars portresi.


Bilgen

Rating: really liked it
son zamanlarda okuduğum en güzel roman! faruk dumanla tanıştığıma çok memnun oldum. ilk okuduğum kitabı bu. ve her satırını okurken o kadar keyif aldım ki, bir bu kadar yazsa yine okurum diye içimden geçirdim. bu sebeple; bir serinin ilk kitabı olması beni ayrıca sevindirdi.
bir soğuk kış gününde içim ürpererek okudum. okurken rüzgarın savurduğu kar taneleri yüzüme iğne iğne saplandı sanki. kar altında mahsur kalmış bir coğrafya daha güzel kelimelerle, tasvirlerle anlatılamazdı bence.
"orman koyu karanlık ofuldayıp duruyordu. dizlerine ağrı girmişti ormanın. yürüyecek ayakta duracak hali kalmamıştı. yaprak dikenlerinde kımıldayacak mecal ve dallarda çıtırdayacak heves..."
yazarın kullandığı kelimeler o kadar bizden ki, türk edebiyatını bu yüzden seviyorum dedirtiyor insana. seçtiği tekrara dayalı, yüklemsiz cümlelerle taçlandırılmış anlatım tarzını çok sevdim.
seçilen coğrafyada çetin hava koşulları o kadar gerçekken; roman yöresel hikayelerle, doğaüstü olaylarla o kadar güzel desteklenmiş ki hayran kaldım.
gerçekten çok çok çok beğendim.


Nurbahar Usta

Rating: really liked it
Birçok açıdan okuduğum en iyi romanlardan biri diyebilirim.

Öncelikle muazzam bir kış, soğuk, orman ve köy tasviri Sus Barbatus. Saflık, yaşama tutunma, zaman zaman boyun eğmeyle birleşik öfke de insanlara ait müthiş tasvirlerinden Faruk Duman'ın. Birçok kişi ile tanıştırıp, hepsini de yakın hissettiriyor bize. Herkeste hepimizden bir parça var kitapta.

Köyün, atmosferin ve insanların kanlı canlı gerçekliğiyle birilkte var olan masalsı/mistik kısımlar da çok hoşuma gitti. İkinci kitabı okumak isteme sebeplerimden biri bu hikayenin nasıl devam edeceği aslında. Kitapta öleceğini düşündüklerim öldü, ölmeyeceğine inandıklarım henüz ölmedi çünkü.

Zaten herkes yazmış, doğa tasvirlerine denebilecek tek kelime yok. Sadece hayranlıkla, büyülenmeyle okutuyor kendini. Yazarın da en güçlü yanı bu sanırım.

İkinci kitabı okumadan önce biraz ara vereceğim. İç üşümemin geçmesi belli ki epey zaman alacak.


rakıdabalık

Rating: really liked it
çok konuşmaya gerek yok tek kelimeyle mükemmel.


Erkan

Rating: really liked it
Birçok şeyin romanı bu. Bir kış romanı, bir köy, bir taşra romanı ve en önemlisi siyasi bir roman. Yazardan okuduğum ilk romandı ve genel anlamda başarılı buldum. 12 Eylül öncesini küçük bir toplumda ele almış yazar ve sağ sol çatışmasını minimal bir platformda yansımış. Kurguyu başarılı buldum, bir kaç koldan ilerleyen bir romandı. yer yer didaktik olmaktan kaçamamış ama neyse ki çok fazla değildi yoksa rahatsız edici olabilirdi. Bir de olması gerekenden biraz uzundu sanki.


Leylak Dalı

Rating: really liked it
400 sayfayı üşüye üşüye bitirdim ama değdi :)


Türkay

Rating: really liked it
Sus Barbatus! Bitirdim, sustum!
Masalsı bir anlatım diliyle, ülkenin az yazılıp-anlatılmış dönemlerine bakıyor Faruk Duman.
Aydınlar, devrimciler, bağnazlar, gericiler, köylüler, ağalar, askerler, kara-karanlık-dondurucu bir kışta hayatta kalmaya çalışan kurtlar, domuzlar, kanadı donmuş kartallar...
Masalsı bir üst metinle, alt metni de izleyerek, kitap boyunca soğuk kışı hep hissederek okuyacaksınız...


Joy

Rating: really liked it
Hacmine kıyasla kolay okunan bir kitap. Kitabım içinde bilerek yapılmış imla hataları, sık sık kelime tekrarları, ( ben öyle düşünüyorum. Ve bunu söyledim. Söyledim. gibi.) beni biraz yordu. Yazarımız editörmüş eskiden, sanırım o dikkatli zamanlarının ahını çıkarıyor.
Kenan’ın yarım akıllığını, Atalay’ın şerefsizliğini, babanın köylü kurmazlığını ve komutanın devlet benim, egosunu çok iyi işlemiş. Ama bunları bir araya getirirken biraz eksik kalmış bence. Yani kitap zatem kısa biz zaman içinde geçiyor, karekter ve anlatılmak istemen çok ve bunları birleştirme çabası da işin içine girince yarım kalmış. Çok önemli sandığım karekterle aslında baya gereksizmiş. Kitabın bitiş hali, bize yasak olanların bizi yaşatacağı gerçeği, çok güzel. Dedim yaa gördün mü, başta yapsaydın bu sorunları yaşamazdın. Ay spoiler vermeyim diye göbeğim çatladı. Kar üşüttü beni. Ben genel olarak beğenmekle birlikte evimde olmasa alıp okur muydum, bilemiyorum. O yüzden üç yıldız ( benim için anlamı; elinize geçerse alın okuyun bir şey kaybetmezsiniz ama öyle özel olarak almanız gerekmez’dir.) verdim.


Teoman

Rating: really liked it
Sanki Yaşar Kemal anlatmış, Fakir Baykurt yazmış. Tek bir şey değil gibi; balla kaymak gibi, yaprak ve çiçek gibi birbirini tamamlayan bir şeyler var. İyi ki hikaye burada bitmiyor; ziyafet devam edecek.
SUS BARBATUS 2


Özgür Oklap

Rating: really liked it
Sakalli domuzlar, kirmizi kartallar, deliren atlar, mavi gözlü kurtlar, koca boynuzlu geyikler... Kursun gibi kar, hancer gibi buz, kayalar gib katilasmis sürekli gürleyen bulutlar... Ve karadan daha kara böyle bir kisin ortasinda aclikla bogusan, sevgi ve iktidar pesinde insanciklar... Umut asilayan, cok iyi bir roman Sus Barbatus.


downinthevalley

Rating: really liked it
uzun zamandır bu kadar kalın bir roman okumadığımı söyleyerek başlamak istiyorum. sus barbatus 2'nin yky'den çıktığını gördüğümde ilk kitabın da yayınevine geçişini beklemeden hep kitap basımını aldım. başladığım günden itibaren karlı bir sabaha uyandım. kitabın atmosferine de uygun bir okuma serüveni geçirdiğim için mutluyum. yoğun bir dönemde başladığım ve yazarın tarzına da hiç alışık olmadığım için yavaş bir okuma oldu ama son 150 sayfanın da nasıl aktığını anlayamadım.

benden önce yazılan yorumlarda da çoklukla bahsedildiği üzere bu bir kış masalı.
kitapları mevsimlere göre okumayı seven okurlara önerim; ilk kitabı kış mevsiminde okumalarıdır. :)
kar, rüzgar, bulutlar kısaca doğaya özel güzel karakter verilmiş ve insanların arasına öyle güzel serpiştirilmiş ki okuduğum anlarda hep battaniyeye sarınmak zorunda kaldım. bazı yerlerde hayal ve gerçeği ayırt etmekte güçlük yaşadım. 2018'de gittiğim kars'ı bana tekrar yaşattı. arka plandaki siyasi olaylarla hikaye ayrıca perçinlendi.
bir yandan da bende nbc filmlerinden en sevdiğim olan bir zamanlar anadolu'da etkisi yarattı. karakterler zihnimdeki senaryoda çok güzel yer edindi. öyle ki son sahnede evde gerçekleşen olayda 'ayyy' diyip kitabı hemen kapattım, bazı yerlerde gözlerim doldu.

yazar hakkında bazı videolar izledim. edebiyatımızın güçlü kalemlerinden biri olduğu görüşüm desteklendi. elimde geçen hafta aldığım ikinci cilt de var. bu bir üçleme olduğu için ve son kitabın da ne zaman çıkacağını bilmediğim için şu an devam edip etmemekte kararsızım.